Fosil yakıtların kullanılması sonucunda atmosfere salınan sera gazlarının artması, küresel ısınmaya neden oluyor. Bu durum, yenilenebilir enerji kaynaklarından biyoyakıtların kullanımını gündeme getiriyor.
Çağatay Berkehan YAPAR
Bitkiler, orman ve hayvan atıkları, organik çöpler, tarımsal ürünler gibi kaynaklardan elde edilen ve yenilenebilir enerji kaynağı olan biyoyakıtlar, fosil yakıtlara alternatif bir enerji türü olarak karşımıza çıkıyor. Selçuk Üniversitesi Biyoyakıtlar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Seda Şahin, biyoyakıtların neler olduğunu, üretim aşamasında hangi malzemelerin yer aldığını ve avantajlarını anlattı.
BİYOYAKIT ÇEŞİTLERİ VE AVANTAJLARI
Biyoyakıtların; biyogaz, biyoetanol ve biyodizel olmak üzere 3 çeşidi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Seda Şahin, biyoyakıtların kullanılmasının sadece atmosferdeki sera gazı salınımını azaltmadığını, aynı zamanda fosil yakıtlara kıyasla daha çevre dostu olduğunu, ekonomiye katkı sağladığını ve enerjide dışa olan bağlılığı azalttığını ifade etti. Üretim aşamasında kullanılan malzemelere değinen Seda Şahin, sözlerine şöyle devam etti: “Biyodizel tamamen yağlardan, biyogaz ise bitki ya da hayvan artıklarından, biyoetanol de daha çok nişastalı, şeker pancarı gibi bitkilerden üretiliyor. Aslında hemen hemen bütün biyolojik malzemelerden üretilen bir yakıt türü.”
TÜRKİYE’DE BİYODİZEL ÜRETİMİ
Biyoyakıt çeşitlerinden biyodizele ayrı bir parantez açan Doç. Dr. Seda Şahin, bitkisel atık yağlar ile biyodizel üretimine vurgu yaparak, aspir, kanola gibi daha çok yemeklerde kullanılmayan yağlardan da biyodizel üretildiğini ifade etti. Şahin, Türkiye’de biyoyakıt üretiminin giderek arttığını ancak daha çok yaygınlaşması için fosil yakıt kullanımının azalması ve toplumun biyoyakıt kullanımı hakkında bilinçlendirilmesi gerektiğini belirterek konuşmasını sonlandırdı.




