Çölyak hastalığında tek çözüm: Glütensiz beslenme

Glütene karşı hassasiyet sonucu ortaya çıkan çölyak hastalığı, farklı belirtilerle kendini gösteriyor. 

Habibe KARTAL

Çölyak hastalığı özellikle genetik yatkınlığı olan bireylerde görülebiliyor. Bağırsağın glüteni zararlı bir madde sanması sonucu ortaya çıkan çölyak hastalığında, ömür boyu glütensiz beslenmenin zorunlu olduğu biliniyor. Diyetisyen Hüda Nemutlu, çölyak hastalığının kesin bir tedavisinin olmadığını ve çözümün glütensiz beslenme olduğunu vurgulayarak, “Hastalar glüteni hayatlarından çıkarmalılar. Beyaz un, buğday, arpa, çavdar ve bunlardan yapılan simit, poğaça, tarhana, makarna gibi gıdaları tüketmemeliler.” dedi. 

ÇOCUKLARDA ERKEN TEŞHİS ÖNEMLİ 

Hastalığın genellikle çocukluk çağında ortaya çıktığını dile getiren Hüda Nemutlu, erken teşhis konulmadığı takdirde çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği görülebildiğini belirtti. Hastalığın boy kısalığı, düşük kilo, vitamin ve mineral eksikliği meydana getirebildiğinden bahseden Nemutlu, hastalığın sadece bağırsakları değil vücudun birçok sistemini de etkilediğini ifade etti. Hastalarda karın şişliği, hazımsızlık, kusma, vitamin ve mineral eksikliği, ciltte döküntü, vücutta ödem, yorgunluk gibi belirtiler görülebildiğini söyleyen Nemutlu, “Depresyon, saç dökülmesi, tırnak kırılması, gelişim geriliği, kilo problemleri ve sindirim sorunları yaşanabilir.” diye ekledi. 

ÇAPRAZ BULAŞMAYA DİKKAT!
Diyetisyen Hüda Nemutlu, glütenli ürünün glütensiz ürüne temas etmesi sonucunda çapraz bulaşma riskinin oluşabileceğinin altını çizdi. Ev ortamında ya da dışarıda çapraz bulaşmaya dikkat edilmesi gerektiğini bildiren Nemutlu, “Aynı tavada hem glütenli hem glütensiz lavaş pişirirseniz artık o yiyecek glütenli hale gelir. Aynı fırında pişirmek, aynı bıçakla kesmek bile çapraz bulaşmaya neden olur. Bu yüzden çölyak hastalarının evlerinde ayrı tava, bıçak ve kesme tahtası olmalı.” cümlelerini kullandı. Nemutlu, dışarıda yemek yiyen çölyak hastalarının gidecekleri restoranlara önceden bilgi vermesi gerektiğini de ifade etti.

“ETİKET OKUMAYI ÖĞRENMELERİ GEREKİYOR” 

Diyetisyen Hüda Nemutlu, hastaların günlük hayatlarında gıda etiketlerini okumasının önemli olduğuna işaret etti. Çölyak hastalarının etiket okumayı bir alışkanlık haline getirmeleri gerektiğini aktaran Nemutlu, hastaların aldıkları ürünün arkasını çevirip glüten var mı yok mu bakmaları gerektiğini söyledi. Bazen hastaların kullandıkları vitamin ya da minerallerin üretiminde bile glüten kullanılabildiğini aktaran Nemutlu, sözlerini noktaladı.