Renklerle konuşan kalpler

Renkler ve çizgiler, çocukların kelimelere dökemediği duyguların sessiz dili oluyor. Resim Öğretmeni Hatice Atun’a göre resim yapmak, çocukların kendilerini ifade etmelerinin en güçlü yollarından biri.  

Zeynep ŞAHİN

Çocukların iç dünyalarına açılan en samimi kapılardan olan resim dersleri, onların duygusal gelişiminde kilit rol oynuyor. Resim Öğretmeni Hatice Atun, çocukların çizimlerindeki derinliği ve samimiyeti hayranlıkla izlediğini belirterek, “Her resim, küçük bir ruhun kendini dünyaya duyurma biçimi aslında.” diyor. Atun, kelimelerle ifade etmekte zorlandıkları hisleri renkler, çizgiler ve formlarla aktaran çocuklar için resim yapmanın sessiz ama çok güçlü bir dil olduğunu vurguluyor. 

RENKLER VE ÇİZGİLER RUH HALİNİN AYNASI  

Sınıf ortamında çocukların anlık ruh hâllerini çizimlerinden net bir şekilde gözlemleyebildiğini aktaran Hatice Atun, bazen bir çocuğun sessizliğini koyu tonlarda, karalamalarında ya da dar alanlara sıkışmış figürlerde gördüğünü söyledi. Başka bir çocuğun ise mutluluğunu kocaman bir güneşle, neşeli figürlerle, özgürce taşan renklerle ifade ettiğini söyleyen Atun, çocukların sözlerinin, renk seçimlerinin, çizim tarzlarının ve seçtikleri temaların iç dünyasına dair önemli ipuçları verdiğini belirtti. 

Zamanla her öğrencinin kendine özgü görsel dilini tanımaya başladığını dile getiren Atun, kâğıdın kelimelere sığmayan duyguların bastırılmadan ve yargılanmadan anlatılabildiği güvenli bir alan hâline geldiğini söyledi. Özellikle duygularını anlatmakta zorlanan çocuklar için resmin bir tür terapi gibi olduğuna değinen Atun, resmin kimi zaman çocukların yaşadıkları kaygıyı, korkuyu veya heyecanı dışa vurdukları tek alan olduğunu ileri sürdü. Bu sürecin onların kendilerini anlamalarını da sağladığını söyleyen Atun, çocukların çizimlerine yaklaşırken sabırlı ve dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.  

RESİM DERSİ, DUYGUSAL GELİŞİMİN TEMELİ 

Resim derslerinin çocukların duygusal gelişimindeki kritik rolüne inandığını belirten Atun, bu sürecin çocukların özgüvenini artırdığını ve içsel disiplinlerini geliştirdiğini dile getirdi. Hatice Atun, “Çocuklar kendi fikirlerinin bir değeri olduğunu gördükçe özgüvenleri artıyor. Bir çalışmayı sabırla tamamlamayı öğrendiklerinde içsel disiplin gelişiyor.” dedi. Derslerin aynı zamanda empati yeteneğini ve farklı bakış açılarına saygı duymayı öğrettiğinin altını çizen Atun, sözlerine şöyle devam etti: “Bir sınıfta her çocuk kendini farklı bir şekilde ifade ediyor. Başkasının çizimine değer vermek, onu anlamaya çalışmak, çocukların toplumsal ilişkilerinde de olumlu yansıyor. Bu, onlara sabır ve anlayış kazandırıyor.”  

Her fırça darbesinin çocukların duygusal olarak biraz daha olgunlaşmasına ve iç dünyalarını keşfetmesine katkı sağladığını vurgulayan Atun, “O çizgilerin ve renklerin ardındaki kalbi anlamaya çalışmak, çocukların sanatsal ifadelerine duyduğum hayranlığı her seferinde pekiştiriyor.” dedi.  Resim derslerinin yalnızca duygusal gelişimle sınırlı kalmadığını açıklayan Atun, aynı zamanda çocukların hayal gücünü geliştirdiğini belirtti. Çocukların problem çözme yetilerini güçlendirdiğinin altını çizen Atun, aynı zamanda yaratıcı düşünme becerilerini desteklediğini ileri sürdü. Çocukların bir çizim yaparken sürekli kararlar aldığını ifade eden Atun,  hangi rengin daha uygun olduğunu, hangi figürün nasıl durması gerektiği gibi seçimlerin onların eleştirel düşünme ve özgünlerini de beslediklerini dile getirerek konuşmasını sonlandırdı.