Batı’nın ürettiği korku: İslamofobi

Selçuk Üniversitesinden Doç. Dr. Fatma Betül Aydın Varol, İslamofobinin Batı medyası tarafından kasıtlı biçimde üretildiğini belirtiyor.  

Şimal TUNAHAN

İslamofobi, İslam dinine ya da Müslümanlara yönelik ayrımcılık, kin, düşmanlık, nefret gibi olumsuz duyguların hissedilmesi anlamına geliyor. Günlük hayatımızda geleneksel ve yeni medyanın haber diline yansıyan bu kavram, İsrail-Gazze savaşında da karşımıza çıkıyor. Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesinden Doç. Dr. Fatma Betül Aydın Varol, İslamofobinin haber dili çerçevesinde nasıl şekillendiğini değerlendirdi.  

“BATI MEDYASI TARAFINDAN UYDURULDU” 

İslamofobinin Batı medyası tarafından kasıtlı olarak uydurulmuş bir kavram olduğunu öne süren Doç. Dr. Fatma Betül Aydın Varol, İslam dini haricinde bir dine karşı ‘fobi’ kavramının olmadığını belirtti. Müslümanların yıllardır medyada geri kalmış, cahil, anti-demokratik, modernleşmemiş, Batı toplumuyla uyumsuz olarak temsil edildiğini bildiren Fatma Betül Aydın Varol, medyanın bu temsili bilinçsiz bir şekilde yapmadığını, her şeyin bilinçli olarak üretildiğini vurguladı. İslamofobik söylemlerin geleneksel medyada daha belirgin olduğunu anlatan Varol, yeni medyayla birlikte insanların alternatif mecraları takip etmeye başlamasıyla işin görünmeyen kısmını gördüklerini belirtti. Gazze savaşında da aynı durumun yaşandığını, fakat Gazze’nin bu noktada dönüm noktası olduğunu söyleyen Varol, bugün İsrail’e karşı çıkan çoğu kişinin Müslüman olmadığını ve geçmişte Irak, Körfez, Afganistan savaşlarında da kullanılan İslamofobik söylemlerin artık insanlara etki etmediğini bildirdi. Gazze sayesinde Batı halklarının Müslümanları tanımaya başladığını söyleyen Varol, Gazzelilerin dayanıklılıklarının, tevekküllerinin ve sabırlarının insanları şaşırttığını ifade etti. Varol, sözlerine şunları da ekledi: “Batı’nın büyük anlamda Müslümanlar üzerine kurduğu o sahte temsillerin hepsi büyük oranda yıkılmış durumda.”  

HABERLERDEKİ İSLAMOFOBİK DİLİ TANIMA 

Bir haberde İslamofobik anlatımın, kullanılan başlıklarla, seçilen kelimelerle ve özellikle de fotoğraflarla kendini gösterdiğini anlatan Fatma Betül Aydın Varol, haberdeki vurguya, fiillere, öznelere ve kaynaklara dikkat etmek gerektiğini söyledi. Savaş haberlerinde verilen ölü sayısında bile ayrım olduğunu bildiren Varol, Batı medyasına göre Müslüman ölümlerinin bir istatistikten öteye geçmediğini belirterek sözlerini bitirdi.