Asmalardaki çelik köklendirme yönteminin faydalarından bahseden Dr. Öğr. Üyesi Osman Doğan, mantar sporlarının çelik köklendirmedeki verimliliği artırdığından ve sürdürülebilir yönlerinden bahsetti.
Gülşah DAĞ
Çelik köklendirme, bitkinin dalından ya da gövdesinden alınan parçaların toprağa dikilerek kök oluşumunun desteklemesi olarak biliniyor. Çelik köklendirmenin asma fidanı üretiminin artmasına yardımcı olan ve üreticiye verim artışı sağlayan bir yöntem olduğunu belirten Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Osman Doğan, çelik köklendirmede en bilinen hormonun İndol Bütirik Asit (İBA) olduğunu söylüyor. Bu hormonun çalışmada kullanılan kimyasal bir yöntem olduğunu belirten Doğan, özellikle kimyasal gübrelerin bitkiye ve toprağa verdiği zararlardan bahsediyor. Doğan, bunun için doğal yollarla teşvik edici yenilikçi uygulamaların yapıldığını ve kimyasal yöntemler yerine sürdürülebilir tarımda kullanılabilecek zarar düzeyi çok düşük ya da hiç olmayan faydalı bakteri veya mantar sporlarının köklendirmede kullanımının hem verimi artırmada hem de kimyasal etkiyi azaltmada etkili olduğunu söylüyor.
MANTAR SPORLARININ ÇELİK KÖKLENDİRMEDEKİ ROLÜ
‘Mikoriza’ gibi bazı yararlı mantar sporlarının topraktaki besin minerallerini topraktan alıp bitkiye gönderdiğini belirten Osman Doğan, buna karşılık asmadan karbonhidrat alarak kendi ömrünü devam ettirdiğini ifade ediyor. Doğan, köklendirme çalışmalarının verimi açısından köklendirmede mantar sporu kullanımının kök gelişimine aktif bir etkisi bulunduğunu açıklıyor. Köklendirme çalışmasında ya da fidan gelişimini teşvik etmede mantar sporlarının etkisinin önemli olduğunu dile getiren Doğan, “Kök fidanda ne kadar iyi gelişirse, bitki de o kadar gelişiyor. Bu yöntemle mantar sporları köklendirme ortamına konulduğunda hem yüksek randımanlı fidan üretimine teşvik edilebilir hem de fidan kaybı azaltılabilir.” diyor. Mantar sporlarını toz hâlinden suyla solüsyon haline getirildiğini ve fidanların kök bölgesine uygulandığını ifade eden Doğan, bu yöntemin üreticilerle sürdürülebilir tarımda kullanılmasının artacağını, ayrıca üreticilerin verim, kalite ve refah düzeylerini geliştireceğini sözlerine ekliyor.




