Kadınhanı’nda 35 yıldır terzilik yapan Ahmet Harmankaya, hazır giyim sektörünün yaygınlaşmasıyla birlikte terziliğin eski değerini kaybettiğini söylüyor.
Muhammed Enes KÜÇÜK
Ahmet Harmankaya, çocuk yaşlarda başladığı terzilik mesleğini hâlâ sürdürmeye çalışıyor. 1990 yılında mesleğe adım atan Harmankaya, terziliğin kendileri için bir aile geleneği olduğunu vurguluyor. Babasının da uzun yıllar terzilik yaptığını anlatan Harmankaya, o dönemde ilçede yaşadıklarını, fazla iş sahası olmadığını belirtiyor ve babasının yanına gidip gelerek bu işi öğrendiğini aktarıyor.
Terziliğin dikkat ve ustalık isteyen bir meslek olduğunu ifade eden Ahmet Harmankaya, yanlış yapılan bir kesimin geri dönüşünün olmadığını söylüyor. Bu işin ince işçilik istediğini bildiren Harmankaya, kumaşı yanlış kestikleri zaman işin geri dönüşünün olmadığının altını çiziyor ve makine kullanmanın da kesim yapmanın da ustalık gerektirdiğine işaret ediyor.
TERZİLİĞİN DEĞİŞEN YILLARI
Terziliğe kendi isteğiyle başladığını belirten Ahmet Harmankaya, geçmiş yıllarda mesleğin hem maddi hem de manevi açıdan daha değerli olduğunu belirtiyor. Günümüze kıyasla o dönemlerde terziliğin çok değerli olduğunu ifade eden Harmankaya, eskiden herkesin özel kıyafet diktirdiğini dile getiriyor. Bugün ise şartların tamamen değiştiğini ifade eden terzi, hazır giyim sektörünün mesleği büyük ölçüde etkilediğini vurguluyor. O dönemlerde insanların takım elbise, pantolon ve özel kıyafetleri terzilere diktirdiğini söyleyen Harmankaya, hazır giyim ürünlerinin bu kadar yaygın olmadığını dile getiriyor. Terzilerin mahalle kültürünün önemli bir parçası olduğunu söyleyen Harmankaya, “Eskiden insanlar bayramlıklarını terziden alırdı. Şimdi mağazadan hazır alıp gidiyorlar.” diyor.
“BAYRAMLARDA DÜKKÂNIMIZ SABAHA KADAR AÇIK KALIRDI”
Eski bayram dönemlerini anlatan Ahmet Harmankaya, geçmişte iş yoğunluğundan dolayı dükkânlarının neredeyse hiç kapanmadığını söylüyor. Özellikle Ramazan Bayramı öncesinde büyük bir yoğunluk yaşandığını ifade eden Harmankaya, dükkânlarının 24 saat açık olduğunu bildiriyor. O zamanlarda babasının sabah namazından önce gelip kesim yaptığını, kendisinin de gece boyunca işleri yetiştirdiğini anlatan Harmankaya, bir-iki saat dışında dükkânlarının hiç kapanmadığını belirtiyor.
HAZIR GİYİM SEKTÖRÜNÜN ETKİLERİ
Hazır giyim sektörünün büyümesiyle birlikte işlerin ciddi şekilde düştüğünü söyleyen Ahmet Harmankaya, eskiden polislerin kumaş alıp kıyafetlerini terzilere diktirdiğini, aynı şekilde öğretmenler için de takım elbise dikildiğini ve birçok meslek grubunun terzileri tercih ettiğini hatırlatıyor. Hazır giyimin yaygınlaşmasıyla birlikte terziliğin eski değerini kaybettiğini iddia eden Harmankaya, mesleğin artık eskisi kadar kazanç sağlamadığını öne sürüyor. Birçok terzinin ayakta kalmakta zorlandığını ifade eden Harmankaya, eskiden terzilik işinde rahat geçinilebildiğini ancak şimdi ev geçindirmenin çok zor olduğunu ve işlerin eskiye göre büyük ölçüde azaldığını dile getiriyor.
GENÇLERİN MESLEĞE BAKIŞ AÇISI
Gençlerin artık mesleğe ilgi göstermediğini belirten Harmankaya, birkaç yıl önce yanında çalışmaya başlayan bir gencin kısa sürede işi bıraktığını anlatıyor. Eskiden her terzinin yanında birkaç çırağın olduğunu söyleyen Harmankaya, “Şimdi yetişen yok. Terzilik mesleği yok olup gidecek gibi duruyor.” diyor.
Başka bir iş yapma düşüncesinin zaman zaman aklına geldiğini ancak yıllardır bu işi yaptığı için farklı bir mesleğe alışamadığını söyleyen Harmankaya, yapabileceği başka bir iş olsa bırakacağını fakat elinin bu işe alıştığını dile getiriyor. Gençlere hatırlatmalarda bulunan Ahmet Harmankaya, artık bu mesleğin önceki gibi olmadığını söyleyerek konuşmasını bitiriyor.




