Günümüzde birçok çocuk ve ailenin gündemi hâline gelen akran zorbalığının psikolojik ve sosyal boyutlarını Psikolog İlayda Uyar değerlendirdi.
Râbia Hâtun UĞURLU
Uzmanlar, akran zorbalığının bir bireyin kasıtlı olarak ve sürekli biçimde başka bir bireye fiziksel, sözel, duygusal ya da sosyal olarak zarar vermesi olduğunu söylüyor. Zorbalığın yalnızca bir davranış biçimi olmadığını aktaran uzmanlar, aynı zamanda empati eksikliğinin öfke kontrolü sorununun ve duygusal olgunlaşmamışlığın bir göstergesi olduğunu bildiriyor.
ZORBALIĞIN TÜRLERİ VE ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Zorbalık yapan çocukların öfke kontrolü düşük, duygusal olarak doyurulmamış veya model aldığı kişilerde şiddet davranışlarını gözlemlemiş çocuklar olduğunu söyleyen Psikolog İlayda Uyar, çoğunun empati kurmakta zorlandığını belirtiyor.
Zorbalığın en sık görülen türleri hakkında konuşan İlayda Uyar, fiziksel (itme, vurma), sözel (alay etme, hakaret), sosyal (dışlama, dedikodu) ve dijital (siber) zorbalık olduğunu kaydediyor. Uyar, sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Bu davranışlar çocuklarda kaygı, özgüven kaybı, akademik başarısızlık, içe kapanma ve bazı durumlarda travma sonrası stres belirtilerine sebep olabiliyor.”
Uyar, zorbalığa maruz kalan çocuklarda sayılan belirtilere ek olarak en sık gözlemlenen psikolojik belirtilerin; depresif duygulanım, okul fobisi ve bazen de bedensel yakınmalar (mide bulantısı, baş ağrısı vb.) olduğunu ve çoğu çocukta sessiz bir çaresizlik görüldüğünü ifade etti.
“ZORBALIK TOPLUMSAL SORUMLULUK ALANIDIR’’
Öğretmenlerin ve yöneticilerin öğrenciler arasındaki ilişkileri dikkatle gözlemlemesi ve güvenli bir okul iklimi sağlamaları gerektiğinin altını çizen İlayda Uyar, “Psikolojik eğitimler, empati atölyeleri ve drama çalışmalarıyla eğitim desteklenmeli ve tüm öğrencilere yalnız olmadıkları hissettirilmelidir.” diyor.




