Medya ekosisteminin sürekli dönüşüm geçirdiği yapay zekâ çağında, değişen gazetecilik yapısını ve iletişimcilere düşen rolleri Prof. Dr. Oğuz Göksu değerlendirdi.
Fatıma SELVİ
Türkiye’nin yoğun gündem temposu, dijitalleşmenin hızlanan etkisi ve yapay zekâ araçlarının yükselişi gazeteciliği köklü bir dönüşüme sürüklüyor. Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Göksu, Türkiye’de gazeteci olmanın gündem takibi açısından zor olduğunu dile getirdi. Gazeteciliğin güçlü ve zayıf yönlerini değerlendiren Prof. Dr. Göksu, gazetecilerin neredeyse her konuda bilgi sahibi olması gerektiğini vurguladı.
Türkiye’nin yoğun gündemli bir ülke olduğunu söyleyen Prof. Dr. Oğuz Göksu, Türkiye’de aynı gün içerisinde dört farklı gündeme erişilip toplum tarafından eritilebildiğini belirtti. Avrupa ülkelerinin bir haftada tükettiği gündemin Türkiye’de bir günde işlendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Göksu, “Siyasetten sanata, kültürden turizme, doğal afetlerden, uluslararası gelişmelere kadar çok ciddi bir gündem yoğunluğumuz söz konusu.” ifadelerini kullandı.
UZMANLAŞMAK ARTIK ZORUNLULUK
Her geçen gün daha fazla dijitalleşen medya zemininin gazeteciliği dönüştürmesinin kaçınılmaz olduğunu aktaran Prof. Dr. Oğuz Göksu, geçmişte radyonun, televizyonun, sinemanın ve gazetenin etkili olduğu döneme kıyasla günümüzde sosyal medya platformlarının çok daha baskın olduğunu paylaştı. Prof. Dr. Göksu, ‘kitle medyasının’ kitlelerin medyasına dönüştüğünün altını çizerek, tekel olan medya organlarının hüküm sürdüğü bir dönemden, vatandaş gazeteciliğinin öne çıktığı bir iletişim ekosistemi döneminin içerisine geçildiğini bildirdi.
Geçmişte radyonun, televizyonun ve gazeteciliğin yok olacağının söylenmesine rağmen günümüzde sadece şekil değiştirdiğini ileri süren Prof. Dr. Göksu, “Radyo, podcast’e, televizyon, YouTube’a sinema ise streaming olarak ifade ettiğimiz alanlara dönüştü.” şeklinde konuştu. Gazeteciliğin değişen yapısını bir yok olma değil, başkalaşma olarak tanımlayan Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göksu, artık gazeteciliğin temel çizgisi ile perspektifinin hedef kitle bazlı ve platform bazlı içerik üretme olması gerektiğini vurguladı.
Yirmi birinci yüzyılda genç iletişimcilere düşen görevleri sıralayan Prof. Dr. Oğuz Göksu, mutlaka bir konuda derinleşmenin şart olduğunu dile getirdi. Bir konunun uzmanı olmanın önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Göksu, kişinin iyi olduğu alan hangisi ise o alanda uzmanlaşması gerektiğini, alanında uzman gazeteci olabilmenin oldukça önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Oğuz Göksu, yapay zekâ araçlarının her konuda bilgi sahibi olduğunu ileri sürerek, artık bir gazetecinin bir haftada topladığı veriyi yapay zekanın bir günde topladığını öne sürdü. Yapay zekânın veriyi ortalama 10 dakikada anlamlı bir bütüne dönüştürdüğü ortamda, yapay zekâ araçlarını iyi kullanan gazeteciye dönüşmekte fayda olduğunu kaydeden Prof. Dr. Göksu, teknolojiyi iyi kullanan muhabirin ideal gazeteci olduğunu ifade etti. Derinleşme, uzmanlaşma, yapay zekâ araçlarını etkili kullanmanın günümüz gazeteciliğinin özü olduğunu paylaşan Prof. Dr. Göksu, genç iletişimcilerin bu doğrultuda ilerlemesi gerektiğini aktardı.
“SAHADAKİ GAZETECİYE İHTİYAÇ SÜRECEK”
Yapay zekânın onlarca mesleği ortadan kaldıracağını değerlendiren Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Göksu, yapay zekânın aynı zamanda birçok yeni meslek dalı inşa edeceğini ifade etti. Yapay zekâdan çekinilmemesi gerektiğini, onu doğru ve hızlı şekilde kullanmanın öğrenilmesinin önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Göksu, yapay zekâ araçlarını geliştiren yazılım tarafında da iletişimcilerin bulunmasının belirleyici olduğunu bildirdi. Yapay zekânın haber toplama ve yazmayı kesinlikle hızlandıracağını, bu durumun masa başındaki muhabire olan ihtiyacı azaltacağını ancak sahadaki bilgiyi toplama noktasında gazetecilere ciddi görev düşeceğini kaydeden Prof. Dr. Göksu, ekran önündeki ve kamera arkasında ki kişilerin ihtiyaçlarının farklı şekilleneceğini dile getirdi. “Çin’de ve bazı ülkelerde robot sunucuların devreye girdiğini biliyoruz.” şeklinde konuşan Prof. Dr. Göksu, iletişimcilerin yapay zekâ yönüne yatırım yaptığı, uzmanlaştığı ve derinleştiği takdirde çağın bir parça önünde olacaklarını, gelecekte iletişimcileri bekleyen zor şartları bu sayede kırabileceklerini hatırlattı.
İLETİŞİMCİLERE TAVSİYELER
Yapay zekânın internet ortamındaki verilerden derlenerek bir çıkarımda bulunduğunu, özgün bir manşeti atamadığını işaret eden Prof. Dr. Göksu, yapay zekânın 3 yılda geldiği noktayı yorumlayarak, robotların iletişim ekosistemini etkileyerek mesleklerin kaybolmasına yol açtığı tespitinde bulundu. “Günümüzde yapay zekânın montajı elimizden aldığını söyleyebiliriz, dolayısıyla önümüzdeki 3 yıl için pozitif bir senaryo çizemem.” cümlelerini söyleyen Prof. Dr. Göksu, medya alanında bulunan bütün çalışanları bir distopyanın beklediğini savundu.
Son olarak genç iletişimcilere tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Oğuz Göksu, yapay zekâ çağına ayak uydurmak isteyen iletişimcilerin, Cumhurbaşkanlığı insan kaynakları Ofisi’nin staj programından mutlaka yararlanması gerektiğini söyledi. T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, TRT ve Anadolu Ajansı’nın staj programlarına yönlendirilmesi noktasında genç gazetecilere ve iletişimcilere zemin hazırladıklarını paylaşan Prof. Dr. Göksu, öğrencilere açık, onların tüm bu programlarda yer almasını sağlayan bir zemin inşa etme ve kamu kurumları ile öğrenciler arasındaki iletişimin güçlendirilmesine katkı sunan alanlar yaratmaya gayret ettiklerini ortaya koydu. Bu noktada öğrencilerin mutlaka web sitelerini doğru şekilde takip etmesi gerektiğini, uzman yardımcılığı sınavlarına iyi hazırlanmalarının şart olduğunu, uzman yardımcılığı sınavlarının oldukça eleyici ve çok sayıda başvuru alan bir sınav niteliği taşıdığını anlatan Prof. Dr. Oğuz Göksu, genç iletişimcilerin güncel konular, iletişim kuramları, mevzuat ve dil bilgisi bağlamında ciddi şekilde kendilerini geliştirmelerinin ihtiyaç çerçevesinde değerlendirildiğini cümlelerine ekledi.


