Kriz anında direksiyona geçen kadın

Babasının şoför bulmakta zorlandığı dönemde direksiyona geçen Büşra Azman, hem ailesine destek oldu hem de kadınların bu meslekte var olabileceğini gösteren örneklerden biri oldu.

Habibe KARTAL

Toplumda uzun yıllardır erkek mesleği olarak görülen şoförlük, son yıllarda kadınların da varlık göstermeye başladığı alanlardan biri. Konya’da yaşayan 37 yaşındaki Büşra Azman, babasının yaşadığı sağlık sorunları ve yaşlılığından kaynaklanan durumlardan dolayı 6 ay boyunca dolmuş şoförlüğü yaparak aile mesleğini sürdürdü. Sosyoloji ve Kamu Yönetimi bölümlerinden mezun olan Azman, kadın olarak o desteği verebilmenin ve babasının ona güvenmesinin iyi hissettirdiğini söyleyerek hikâyesini Selçuk İletişim ile paylaştı.

Dolmuş şoförlüğüne başlama hikayeniz nasıl gelişti?

Şoförlük babamın yıllardır yaptığı meslekti. Yaşlandığı için işe çıkamıyor, şoför bulmakta zorlanıyorduk. Aklıma böyle bir fikir geldi. Babamın ilk tepkisi “El âlem ne der?” oldu ama sonra onun da hoşuna gitti. Zaten babam bugüne kadar hep kararlarımda arkamda durduğu için cesaret edebildim çünkü insan, “Kadınım, çıksam mı çıkmasam mı, nasıl tepkiyle karşılaşırım?” diye düşünebiliyor. Ben bunları hiç düşünmedim. O kalıplar ve değer yargılarıyla yetişmedim. Bu algıları yıkan, ezberleri bozan bir insan olmak beni mutlu ediyor.

“BENİ TANIMAYAN İNSANLARIN DUA ETMESİ HOŞUMA GİDİYORDU”

İlk zamanlarda nasıl tepkiler aldınız?

Heyecanım ve korkum vardı ama insanların tepkileri bunu azalttı. Yolda giderken birçok kişi şaşırıp dönüp bakıyordu. Birbirine “Kadın sürüyor.” diye gösteren çok kişi oluyordu. Hiç unutamam, başka bir araçtaki kadın yolcu beni görüp alkışlamıştı. İnsanların güzel dileklerde bulunması da tatlı geliyordu. Beni tanımayan insanların dua etmesi de beni motive ediyordu. Kadın yolculardan, “Seni görünce tedirgin olmuyoruz, daha güvende hissediyoruz.” diyen çok kişi oldu. Maalesef bu kötü bir şey ama böyle geri dönüşler oluyordu.

Şoförlük mesleği size hayatta neler öğretti?

Farklı dünyalardan insanlarla tanıştım, onların hikâyelerini duydum. Sosyoloji okuduğum için gözlem yapma fırsatım oldu. Teoride öğrendiklerimi deneyimlemiş oldum. Yolculardan aldığım dualar, “Kazasız belasız git kızım.” gibi sözler, durağın ortamı, abilerle olan muhabbet ve yolcularla kurduğum iletişimi seviyordum. Hepsi bir kazançtı.

 “BAŞKASININ HAYALİ OLABİLECEĞİNİ GÖRDÜM”

Kadınların bu tarz mesleklerde daha fazla yer alması gerektiğini düşünüyor musunuz?

Kesinlikle düşünüyorum. “Kadının orada ne işi var?” mantığını bırakmamız gerekiyor. Benden sonra “Şoför olmak istiyorum.” diyen kadını başka işe yönlendirmişler. Bu beni çok üzdü. “Neden açtığım yolda kadınların ilerlemesine izin vermiyorsunuz?” diye sordum. Bana yapamadılar çünkü babamı tanıyorlardı. Açılan yolda kadınların ilerlemelerine destek verilmesi gerekiyor. Kadınları uzaklaştırmak yerine yanlış zihniyetin ayıklanması gerekiyor. Oysa kadınlar bu mesleğe girse hem ortam hem de algı değişir. Bu süreçte şunu da çok duydum: “Bu benim hayalimdi.” diyen çok kadınla karşılaştım. Benim yaptığım şeyin başkasının hayali olabileceğini gördüm. Cesaret edemeyen ya da koyulan sınırlar yüzünden vazgeçenler oluyor.

Bu mesleğe girmek isteyip önü kesilen ya da cesaret edemeyen kadınlara ne söylemek istersiniz?

Hayalleri, istekleri varsa kimsenin desteğine ihtiyaçları yok. Zorlanabilirler ama denemeden başkalarının “Yapamazsın.” demesiyle vazgeçmesinler. Zaten zamanla destek olmaya başlıyorlar, tanıdıkça ön yargılar kırılıyor.

Son olarak bu meslekle ilgili eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Meslekle ilgili olumsuz bir algı var, bunun da kırılmasını istiyorum. Garajdaki herkes aynı değil. Birbirinden değerli abilerle tanıştım. Bu yüzden genellememek lazım. Sorun çıkaran kişiler varsa o insanları ayıklamak gerekiyor, kadınları değil. Herkesin kendini güvende hissetmesi gerekiyor. Çalışan da yolcu da bu ortamdan güvenli ve eşit şekilde yararlanabilmeli.