İnsanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için gıdaya ve beslenmeye ihtiyaç duymaları, tarımsal faaliyetleri ön plana çıkarıyor. Türkiye’de tarımdaki nüfusun yaşlanması ve tarımdaki genç istihdamının düşük olması ise bazı endişelere yol açıyor.
Kübra ÖZÇİFTÇİ
Gıda ve beslenmenin temelini oluşturan tarım, insanların yaşam faaliyetlerini yerine getirebilmeleri için önemli bir araç konumunda. Tarımsal üretim faaliyetleri sonucunda elde edilen ürünler bizlerin temel besin kaynağını oluşturuyor. Bundan dolayı tarım, ülkeler açısından stratejik öneme sahip sektörlerden biri olarak nitelendiriliyor. Tarım nüfusunun yaşlanması ve tarımda çalışan genç nüfusun azlığı Türkiye tarımını tehlikeye sürüklüyor. Doktor Merve Bozdemir, tarımda genç istihdamının azlığı ve bu durumla ilgili bilgilerini ‘Selçuk İletişim Gazetesi’ne aktardı.
TARIMDA YAŞLANAN NÜFUS
Tarımsal gelir kısıtlandığı için küçük ölçekli üretim yapılan yerlerde tarımda çalışan nüfusun yaş ortalamasının yüksek olduğunu dile getiren Doktor Merve Bozdemir, bu durumun gençler için cezbedici bir alan oluşturmadığını belirtiyor. Bozdemir, doğal kaynakları iyi korunmuş ve büyük ölçekli üretimin yapıldığı yerlerde gençlerin daha çok tarıma odaklandıklarını vurguluyor. Yaş ortalamasının 38 olduğu yerler olduğu gibi 70’lere uzanan yerler olduğunu da sözlerine ekleyen Bozdemir, genel olarak değerlendirdiğinde tarımda yaşlanan nüfusun varlığının altını çiziyor.
Bu noktada yapılması gerekenin tarımın sadece ‘üretimden’ ibaret görülmemesi olduğunu söyleyen Merve Bozdemir, bu duruma neden olan söylemlerden ve tarım sektörüyle ilgili oluşturulan imaj kaynaklı hatalardan bahsediyor. Bozdemir, “Burada söylemlerimizi değiştirmemiz gerekiyor. Aslında tarımın üretimle birlikte ticaret, katma değer, biyoteknoloji gibi birçok alanda kapsayıcı olduğunu vurgulamamız gerekiyor.” diyerek bu konuyla ilgili millî bir strateji oluşturulması ve bölge bazlı çalışmaların yapılması gerektiğini öne sürüyor.
TEMEL SEBEP: SÖYLEM
Gençlerin tarımdan uzaklaşmasının temel sebeplerinden birini ‘söylem’ olarak gören Merve Bozdemir, söylem gibi görünen tarafın da önemli olduğuna değiniyor. Medya ve iletişim tarafının bu noktada önemli bir rol oynadığını belirten Bozdemir, sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Yurt dışında Google arama butonuna çiftçinin İngilizcesi ‘farmer’ diye yazdığımızda yakışıklı ve güzel insanlar karşımıza çıkıyor. Bizde ise karşımıza yaşlı, umutsuz bir yüz ifadesine sahip kişiler çıkıyor. Dolayısıyla burada aslında bir dönüşüm yapmak lazım.”
“DOĞRU YATIRIM, YANLIŞ KİŞİLER”
Son 5-6 yıldır gençleri çiftçiliğe teşvik etmek amacıyla güzel programlar uygulandığını anlatan Bozdemir, sektörün lider şirketleri tarafından iş fikirlerinin geliştirilmesinden ‘start-up’ sürecine geçilmesine ve ‘unicorn’ yatırım aşamasına kadar çeşitli çalışmaların desteklendiğinden bahsediyor. Bu noktada yeterli yatırımın ve teşvik çalışmalarının mevcut olduğunu bildiren Bozdemir, asıl problemin doğru yatırım ile doğru kişilerin buluşamıyor olmasından kaynaklandığını iddia ediyor.
Üniversitelerin liderliğinde uygulama alanları yapılması gerekliliğinden bahseden Bozdemir, örnek olarak Akdeniz Üniversitesinde kurulan ‘Tarım Teknokent’ modelini veriyor. Konya gibi tarımsal potansiyeli yüksek ve tipolojilerine göre üretim deseni çok çeşitli olan bir bölgede böyle bir alanın varlığına ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Bozdemir, gençlerin bilinçlendirilerek bu alanda değişiklikler yapabileceklerinin teşvik edilmesi gerektiğini ifade edip sözlerini noktalıyor.



